ŞİİR ANTOLOJİSİ - ŞİİR VE ŞAİR ARŞİVİ

Şiir, Kültür, Sanat ve Edebiyat Portalı. Şiir Defteri - Mehmet Akif Ersoy Şiirleri

Hasta ~ Mehmet Akif Ersoy Şiirleri ~Mehmet Akif Ersoy Antolojisi En Güzel Şiirleri ~ Şair Mehmet Akif Ersoy
Şaire Göre Ara : A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

GOOGLE REKLAMLARI

Hasta

- Bence Doktor, onu siz soyarak dinleyiniz ;
Hastalık çünkü değil öyle ehemmiyetsiz.
Sade bir nezlei sadriyyemi illet ? (1) Nerede ?
Çocuğun hali fenalaştı son günlerde ,
Ameliyata çıkarken sınıf on gün evvel ,
Bu da gelmez mi ? Dedim " Kim dedi , oğlum sana gel ?
Nöbet üstünde adam kaçmalı yorgunluktan ;
Hadi yavrum , hadi söz dinle de bir parça uzan. "
O zamandan beridir zafı terakki ediyor ;
Görünen : bir daha kalkınması artık pek zor ;
Uyku yokmuş ; gece hep öksürüyormuş ; ateşin
Oluyormuş biraz dindiği

- Ben zaten işin ,

Bir ay evvel biliyordum ne vahim olduğunu
Bana ihtara ne hacet , a beyim. Şimdi bunu ?
Maamafih yeniden bakalım dikkatle :
Hükmü kat i verelim , etmeye gelmez acele.

- Çağırın hastayı gelsin.
- Kapının perdesini ,

Açarak girdi o esnada düzeltip fesini ,
Bir uzun boylu çocuk.. Lakin o bir levha idi..!
Öyle bir levha-i rikkat ki unutmam ebedi ,
Rengi uçmuş yüzünün , gözleri çökmüş içeri.
Elmacıklar iki baştan çıkıvermiş ileri.
O şakaklar göçerek cepheyi yandan sıkmış;
Fırlamış alnı , damarlarla beraber çıkmış ,
Betbeniz kül gibi olmuş uçarak nur-i şebab ;
O yanaklar iki solgun güle dönmüş , bitab !
O dudaklar morarıp kavlamış artık derisi ;
Uzamış saç gibi kirpiklerinin her birisi !
Kafa yük gibi kesilip boynuna , çökmüş bağri ;
İki değnek gibi yükselmiş omuzlar yukarı .

- Otur oğlum seni dikkatlice bir dinleyelim …

Soyun evvelce , fakat …

- Siz soyunuz yok halim !

Soydu bi çareyi üçbeş kişi birden , o zaman
Aldı bir heykeli urya-ı sefalet meydan (2)
Yok bu kemik külçesinin dinlenecek bir ciheti :
" Bakmasak hastayı nevmid ederiz belki " diye ;
Çocuğun göğsüne yaklaştım biraz dinlemeye :
Öksür Oğlum … Nefes al…Oldu , giyin ;
Bakayım nabzına .. Ala .. Sana yavrum , kodein
Yazayım , öksürüyorsun , O , keser , pek iyidir…
Arsenik hapları al , söylerim eczacı verir.
Hadi git , kendine iyi bak…

- Nasıl ettin doktor ?

- Edecek yok , çocuk artık yola girmiş , gidiyor !


Sol taraftan rienin zirvesi (3) tekmil çürümüş ;
Hastalık seyr-i tabiisini almış yürümüş .
Devri salisteki asarı o melun marazın (4)
Var tamamiyle , değil hiçbir eksik arazın .
Bütün araz , şehikiyle , zefiriyle …(5)

- Yeter !

Hastanın çehresi meydan da ! İnsanda meğer
Olmasın his denilen şey.. O değil , lakin biz
Bunu " Tebdil-i hava " derde nasıl göndeririz ?
Şurda üçbeş günü var.. Gönderelim Yolda ölür….
" Git ! " demek , hem, düşünürsek ne büyük bir zuldür !
Hadi göndermeyelim .. Var mı fakat imkanı ?
Kime derd anlatırız ? Bulsan a derde anlayanı !

- Sözünüz doğru , Müdür bey ; ne yapı yapmalı ; tek
Bu çocuk gitmelidir. Çünkü eminim , pek pek ,
Daha bir hafta yaşar , sonra sirayet de olur ;
Böyle bir hastayı gönderse de mektep mazur.

- Bir mubassır çağırın.

- Buyrun efendim.

- Bana bak :

Hastanın gitmesi herhalde muvafık olacak.
" Sana tebdil-i hava tavsiye etmiş doktor.
Gezmiş olsan açılırsın.." diye bir fikrini sor.
" İstemem !" de o fakat dinleme , iknaa çalış ;
Kim bilir , belki de biçare çocuk anlamamış ?

- Şimdi tebdil-i hava var mı benim istediğim ?
Bırakın halime artık beni , rahat öleyim !
Üç buçuk yıl bana katlandı bu mektep , üç gün
Daha katlansa kıyamet mi kopar ? Hem ne içün
Beni yıllarca barındırmış olan bir yerden.
" Öleceksin !" diye koğmak ? Bu koğulmaktır. Ben ,
Kimsesiz bir çocuğum nerde gider yer bulurum ?
Etmeyin sokaklarda perişan olurum !
Anam ölmüş babamın bilmiyorum hiç yüzünü ;
Sanki atideki mevhum refahım giderek,
Onu çalkandığı husranlar , içinden çekecek !
Kardeşim kurduğun amali devirmekte ölüm ;
Beni göm hurfe-i nisyana , (6) ben artık öldüm !
Hangi bir derdim için ağlıyayım , bilmiyorum.
Döktüğüm yaşları çok görmeyiniz ; mağdurum !
O kadar say-i beliğın (7) bu sefalet mi sonu ?
Biri evvelce eğer söylemiş olsaydı bunu ,
Çalışıp ömrümü çılgınca heba etmezdim,
Ben bu müstakbele mazimi feda etmezdim!
Merhamet bilmeyen insanlara bak , Yarabbi ,
Koğuyorlar beni bir sail-i avere (8) gibi !

- Seni bir kerre koğan yok , bu sözün pek haksız.
" İstemem yollamayın " dersen eğer , kal , yalnız..
Hastasın..


- Hem Veremim ! Söyle , ne var saklayacak !

- Yok canım , öyle değil …

- Öyle ya herkes ahmak,

Bırakırlar mı , eğer gitmemiş olsam acaba ?
Doğrudur gitmeliyim.. Koşturunuz bir araba.
Son sınıftan iki vicdanlı refikın koluna
Dayanıp çıktı o biçare , sefalet yoluna.
Atarak arkaya bir lemba-i lebriz-i elem , (9)
Onu tebid edecek paytona yaklaştı " Verem " !
Tuttu bindirdi çocuklar sararak her yerini ,
Öptüler girye-i matem (10) dökerek gözlerini ;

- Çekiver doğruca istasyona ….

- Yok , yok , beni ta ,
Götür İstanbula bir yerde bırak ki ; guraba , (11)

- Kimsenin onlara aldırmadığı bir sırada -
Uzanıp ölmeye bir şilte bulurlar orada !

Mehmet Akif Ersoy

GOOGLE REKLAMLARI


Hastane Telefonları
GOOGLE REKLAMLARI

Mehmet Akif Ersoy tüm şiirleri

Bülbül, Çanakkale Şehidlerine, Hasta, Hüsran, Kıssadan hisse, Meyhane, Resim İçin, Resmim için, Resmim için, Resmim için, Şehitler Abidesi için, Tebrik, Tebrik, Tek hakikat,